SÜNNET ANESTEZİSİ
Yöntem ne olursa olsun, sünnet öncesi mutlaka uyuşturma işlemi, yani anestezi yapılması gerekiyor. Anestezi işlemi kabaca ikiye ayrılıyor: genel ve lokal (bölgesel). Genel anestezi, çocuğun tamamen uyutulmasına deniliyor. Halk arasında narkoz olarak bilinen genel anestezi de kendi içinde farklı gruplara ayrılıyor. İnhalasyon anestezisi, uyutucu gaz (genellikle sevorane) koklatılarak yapılan genel anestezi türü. Bu anestezide verilen uyutucu gaz yardımıyla bilinç bir süre için yok ediliyor. Böylece kişi işlem sırasında ağrı duymuyor. İntravenöz sedasyon veya sedo-analjezi denilen anestezi türünde ise esas olarak damardan verilen ilaçlarla çocuk uyutuluyor. Ketamin anestezisinde ise kalçadan yapılan ilaç belirli bir süre çocuğun tepkisiz kalmasını ve ağrı duymamasını sağlıyor.
Bütün bu anestezi yöntemlerinden önce çocuk, herhangi bir ameliyata girecekmiş gibi hazırlanıyor. Yani sünnet öncesi rutin kan tetkikleri yapılıyor ve anestezi uzmanı tarafından muayene ediliyor. Çocuğun herhangi bir ilaca karşı alerjisi olup olmadığı, daha önce önemli bir hastalık geçirip geçirmediği sorgulanıyor. Sünnetten en az 6 saat önce ağızdan alınan tüm katı ve sıvı gıdalar kesiliyor. Altı saatlik açlığı takiben sünnet işlemi öncesinde damar yolu açılarak serum takılıyor. Genel anestezinin mutlaka bir anestezi uzmanı tarafından uygulanması gerekiyor. Genel anestezinin uygulandığı mekanda, çok nadiren görülen solunum durması, kalp durması gibi hayati yan etkilerini tedavi edebilecek ilaç, oksijen ve cihazların bulunması çok önemli. Kalp atışlarını gösteren kalp monitörü, solunum cihazı (veya ambu), oksijen tüpü ve kalp durmasında kullanılan elektro şok (kardioversiyon) cihazı, genel anestezi uygulanan mekanlarda mutlaka bulunması gerekiyor. Genel anestezi sonrasında en az 3 saat ağızdan gıda verilmiyor. Çocuğun bilinci tam olarak yerine gelip ağızdan gıda almaya başladıktan sonra evine gönderilebiliyor.
Lokal anestezi veya diğer adıyla bölgesel anestezide çocuk uyutulmuyor. Bu anestezi yönteminde sadece pipi uyuşturuluyor, bilinç etkilenmiyor. Lokal anestezi öncesi özel bir hazırlık yok. Yani, sünnet öncesi çocuğun kan tetkiklerinin yapılması, 6 saat öncesinde aç kalması istenmiyor. Lokal anestezi tüm hekimler tarafından uygulanabiliyor. Anestezi uzmanı tarafından veya onun gözetiminde olması gerekmiyor.
Ben sünnet anestezisinde, bölgesel (lokal) anestezi türü olan “dairesel infiltrasyon yöntemi”ni tercih ediyorum. Bu yöntemde pipi köküne iki noktadan, saat 12 ve 6 hizalarından uyuşturucu madde enjeksiyonu yapıyorum. İlacı pipiye değil, etrafındaki cilt altına yapıp, pipinin etrafına dairesel şekilde yayıyorum. Bu ilaç bölgesel olarak etkili olup sadece pipiyi uyuşturuyor ve çocuğun bilincini kesinlikle etkilemiyor. Anestezi sırasında “insülin enjektörü” denilen ve çok ince uçlu iğneler kullanılıyor. İnsülin enjektörünün uç kalınlığı, bebeklere aşı yapılan iğnelerin ucuyla aynı. Çocuklar iğne sırasında acı hissetmiyor. Daha doğrusu, iğnenin yapıldığını bile çoğu çocuk fark etmiyor. Ancak, iğneyle yaklaşık 2cm derine inip sinire ulaşıldığında ilaç verilmeye başlanıyor ve bu andan itibaren çocuk kısa süreli bir acı hissediyor. İlaç dokuların arasında yayılırken yanma benzeri bir acıya yol açıyor. Bu acı yaklaşık 5 saniye sürüyor. İlaç, pipinin altından ve üstünden 2 ayrı noktadan, pipiyi çepeçevre saracak şekilde yapıldığı için çocuğun hissettiği yanma hissinin toplam süresi 10-15 saniyeyi buluyor. Bu süre sonrasında ilaç derhal etkisini göstermeye başlıyor ve acı hissi kayboluyor.
Lokal anestezi sırasında ilacın yol açtığı bu çok kısa süreli yanma hissini ortadan kaldırmak için yıllar içerisinde birçok yüzeyel uyuşturucu denedim. Pipi etrafına sürülen lidokainli uyuşturucu kremler (anestol pomad, emla krem gibi) ve lidokainli spreyleri denedim. Bu ilaçların etkisi, cilde sürüldükten 15-60 dakika sonra etkisini göstermeye başlıyor. Ailelere bu kremleri reçete edip nasıl kullanılacağını tarif ettim. Aileler sünnetten 2 saat önce ilacı sürüp geldiler. Çocuklar iğneyi kesinlikle hissetmediler. Gerçi, cilt uyuşturulmasa da büyük çoğunluk iğnenin girişini hissetmiyor. Ancak derine, yani sinir etrafına ilacı vermeye başlayınca, uyuşturucu kreme rağmen tüm çocuklar acı hissetti. Bu nedenle, ilacın ailelere getirdiği mali külfeti de göz önünde bulundurarak, artık bu tür uyuşturucu krem veya spreylerin sünnet öncesi kullanılmasını önermiyorum. Bu tür ilaçlar, sünnet sonrası ağrıyı azaltabiliyor. Ağrı eşiği çok düşük olan çocuklarda, yani yaklaşık her 1000 çocuğun 3-5’inde sünnet sonrası bu kremleri kullanmak gerekebiliyor.
Lokal anestezi yapıldıktan sonra, pipinin tam olarak uyuşması için, çocuğun yaşına göre 20-30 dakika beklemek gerekiyor. Bu sürenin sonunda pipi tam olarak uyuşuyor. Sünnet işlemi sırasında çocuk hiçbir acı hissetmiyor. Küçük çocuklar, strese bağlı olarak bazen ağlıyor, ancak sünnet bitip annesinin kucağına verildiğinde ağlamaları geçiyor. İlacın uyuşturucu etkisi sünnet sonrası en az 1,5 saat daha devam ediyor. İlacın etkisi bittikten sonra çocuk ağrı hissetmeye başlıyor. Hissedilen ağrının derecesi, çocuğun ağrı eşiğine göre değişiyor. Sünnet sonrası çoğunlukla az bir ağrı olurken nadiren fazla ağrı görülebiliyor.